
Bazen soruyorlar:
“Bu kadar uğraş, bu kadar emek… Edirne’de ne değişiyor ki?”
Ben de gözümü Meriç’in kıyısına çeviriyorum.
Antrenman yapan gençlere bakınca cevabı orada görüyorum zaten.
Biz burada sadece bir spor yaptırmıyoruz;
yeni bir kültür kuruyoruz.
Bu şehirde yıllarca kimsenin aklından geçmeyen bir şeyi yaptık.
Doğal nehrimizi, dünyanın sayılı kürek alanlarından biri haline getirdik.
Destek beklemeden, bahanelere takılmadan,
az kişiyle ama büyük bir kararlılıkla…
Meriç, bu şehrin sadece suyu değil;
hepimizin ortak doğası, ortak hafızası.
Orada atılan her kürek darbesi, Edirne’nin geleceğine bırakılan sessiz bir iz.
Her sabah suya giren o çocuklar,
bu şehrin yarınını adım adım şekillendiriyor.
Ne bağırıyoruz, ne zorla bir şey öğretiyoruz…
Doğru ortamı veriyoruz, gerisini onlar getiriyor.
Ve artık rahatlıkla söyleyebilirim:
TED Edirne Koleji Kürek Takımı, Türkiye’nin en güçlü takımlarından biri oldu.
Birçok millî sporcumuz var.
Bu sadece bugünün değil; gelecek yılların da iddiası.
Bu başarı sadece TED öğrencileriyle olmadı.
Edirne’deki devlet liselerinden gelen gençlerle birlikte başardık.
Aynı teknenin içinde, aynı hayalin peşinde…
Ve en önemlisi:
Buraya gelen hiçbir gence ücret sormuyoruz.
Merak eden, denemek isteyen, kendini geliştirmek isteyen her genç için kapımız açık.
İki sene önce hayal bile olmayan bir yerdeyiz bugün:
– Avrupa Şampiyonası’nı ağırladık,
– Balkan ülkeleri geldi geçti,
– Türkiye’nin en doğal kürek rotasını kurduk,
– Dünya şampiyonları yetişti,
– Her gün daha fazla gencin hayatına dokunan bir alan oluştu.
Edirne’de ne yapıyoruz?
Sessiz ama derin bir değişim başlatıyoruz.
Bu şehir sadece tarihiyle değil, artık geleceğiyle de anılsın istiyoruz.
Kürek bunun bahanesi değil—
Edirne’nin nefes alması için açılmış bir kapı.
Kürek çekmek isteyen her gence kapımız açık.
Gelsin, denesin… suya bir dokunsun yeter.



